Kasparov’dan Google’a veri toplamaya dair bir anekdot

10 Şubat 1996, insan dehasının teknoloji karşısındaki mağlubiyetinin miladı sayılabilirdi. Garry Kasparov’un saniyede 200 milyon hamle hesaplayabilen Deep Blue adlı IBM bilgisayarına karşı altı oyunluk maçın ilk oyununu kaybettiği bu tarih, yine de insanın makineye karşı zaferiyle tarihe kazınacaktı: Kasparov, üç galibiyet ve iki beraberlikle ödülü evine götürdü. Yine de dünya çapında oyunu izleyen 6 milyon insanın öngöremediği korkunç bir şey vardı: 1997’de tekrarlanan maçta “güncellenen” Deep Blue, Kasparov’u mağlup edecekti. Peki nasıl olmuştu bu? Tabii ki insan eliyle...

Bu olaydan sonraki tartışmalar çoğunlukla, ilk oyunda toplanan ‘verilerin’ Kasparov’un oyun tarzını, hamlelerinin şekillenme biçimini ve genel eğilimini belirlemek için kullanıldığı ve IBM’in projeyi tamamen iptal etmesinden kaynaklı ‘şüphelerin’ (ki Kasparov önce 4-2 kazandı sonrasında sadece 3.5-2.5 skorla kaybetti.) bu datanın dünya şampiyonuna karşı ‘zafer’ kazanmalarında IBM ekibine yardımcı olduğu iddialarını güçlendirdiği yönündeydi.

Bilgisayarlar’ gerçekten veri toplayıp işleyebilir miydi? Herkesin sorduğu soru buydu. Ama asıl soru, büyük sermayeli dev şirketler, reklam gelirleri, yazılım güçlendirme ve daha kullanıcı dostu ürünler piyasaya sürmek ve daha fazla talep görmek için bilgisayarların topladığı bu verileri kullanabilir mi?’ olmalıydı. Bu açıdan baktığımızda her şey ticari sınırları ‘biraz’ esneterek sunulan bu ürünleri kullanmaya zaten çok hevesli kullanıcıların bir çoğunun pek de farkında olmadığı/önemsemediği devasa bir alanı ‘işe yarar’ hale getiren büyük şirketlerin hinliği gibi görünüyordu. Ve zamanla alışılagelmiş bir söylentiye dönüştü.

Bugün, Google CEO’su Sundar Pichai’yi ABD Kongresinde ifade vermeye zorlayan sürecin tohumları belki de bu veri toplama iddialarıyla atılmıştı. Günümüzde, hayatımızın büyük bölümünü işgal eden sosyal medyanın reklam vermek ya da ürünlerini daha etkin şekilde pazarlamak isteyen ticari kurumlar dışında hükümetler tarafından da vatandaşların siyasi eğilimlerini belirlemek ve daha da kötüsü ‘casusluk’ ve fişleme için kullanıldığı iddiaları dünya nüfusunun bilinçli kısmı için bir kabusa dönüşmüş vaziyette. İnsanlar kişisel bilgisayarlarındaki arama motorunda bir ürün incelediklerinde ya da Iphone' larının veya androidlerinin bulunduğu odada örneğin bir kahve makinesine ihtiyaç duyduklarından veya komşularının aldığı yeni halıdan bahsettiklerinde, bu ürünlerin türevlerinin yine çevrimiçi dünyada sürekli karşılarına çıkmasını önceleri pek fark etmiyorlardı. Hatta telefonlarına indirdikleri uygulamalara benzer başka uygulamaların reklamlarının peşlerini bırakmaması da cabası. Bütün bunların Google Asistan gibi  sese duyarlı uygulamalarla sağlandığı teorisi her geçen gün yenilenen örneklerle daha anlamlı ve inandırıcı hale geliyor.

Kongre kayıtlarına göz atarak, Sundar Pichai’nin ve dolayısıyla sadece 2016’nın Aralık ayında 200 şirketi bünyesine katan ve şimdilerde tekel olmaya yönelmekle suçlanan Google’ın giderek artan politik gözlemcilik iddiaları hakkında bilgi edinebiliriz. Google soruşturmasının ana başlıkları, Çin’e yapılması planlanan ve içerikleri sansürlediği iddia edilen arama motoru, kişisel ve kullanım verilerinin toplanması iddiası, kullanıcı konumlarının takip amacıyla kullanılması (özellikle i-Phone), arama sonuçlarının kullanıcı eğilimlerine hitap etmek/siyasi yönlendirme amaçlarıyla ‘filtrelenmesi’ iddiaları gibi konulara odaklanıyordu.

Pichai, Cumhuriyetçi bir kongre üyesinin Google’ın kullanıcılarının telefonlarını izlediği iddialarını hatırlatan sorusuna “Konum özelliğinizin açık olup olmadığını bilmek için ayarlarınıza bakmanız gerekir.” şeklinde cevap verdi. Kongre üyesi, eğer odanın diğer tarafına geçerse Google’ın yerini tespit edip edemeyeceğini sordu. Pichai ise, vekilin telefon ayarları hakkında daha fazla bilgi sahibi olmadan bunu bilemeyeceğini belirtti. Bu teknik olarak doğru bir cevaptı- ancak Google'ın yüz milyonlarca kullanıcının konum verilerini birçoğunun bilgisi veya rızası olmadan sürekli olarak izlediği bir gerçek. Bunun için milletvekili olup dünyanın en büyük şirketlerinden birinin CEO suna soru sorabilme yetkinizin olması da gerekmiyor; Google Haritalar uygulamanızın her dışarı çıktığınızda gönderdiği “Şu tarihte bulunduğun falanca yer hakkında ne düşünüyorsun?” şeklindeki bildirimlerinin ne anlama geldiğini yorumlamanız ya da bir alışveriş sitesinde sepette bıraktığınız ürünlerin farklı bir gün/ya da aynı gün yeni bir Google penceresi açtığınızda karşınıza çıktığı gibi ayrıntıları fark etmeniz yeterli.



Kongre üyesi Goodlatte Pichai’ye ortalama kullanıcının Google’ın kendileri üzerinden topladığı veri hacminin büyüklüğü hakkında bilgi sahibi olup olmadığını sordu; Pichai bir Gizlilik Kontrolü aracına dayanarak, “Ortalama kullanıcıların bunu anlayabilmesi bizim için gerçekten önemli” dedi.

Kongre Genel Başkanı Bob Goodlatte’in açılış konuşmasında belirttiği üzere : “Google kullanıcıları hakkında NSA’in bile yüzünü kızartacak kadar fazla bilgi topluyor.”du. Bu nedenle, kongre, aynı zamanda Google’ın sakıncalı içeriği nasıl engellediği; kullanıcılarının nasıl takip ettiğini; rekabet karşıtı davranış ve tüketici seçimi iddialarının da cevaplanmasını istemişti...
Ancak bu sorular cevaplanabildi mi?

Örneğin birçok milletvekili, Google’ın arama sonuçlarının muhafazakar bakış açısına karşı önyargılı olup olmadığı hakkında sorular sordu. Bu, Cumhuriyetçi milletvekillerinin ve hatta Başkan Donald Trump'ın, Google’ı ve diğer teknoloji platformlarını muhafazakar sesleri bastırmakla suçladığı geçen yıl boyunca politik çevrelerde sıkça duyulan bir teoriydi. Pichai, Google’ın konuya dair önceki inkarlarını tekrarladı ve Google’ın arama algoritmalarının belirli bir ideolojiyi desteklemediğini, aksine, kullanıcıların arama zamanından ve konumları gibi diğer faktörlerden etkilenebilecek en alakalı sonuçları sunduklarını belirtti.

Pichai Çin’de piyasaya sürüleceği iddia edilen arama motoru Drangonfly hakkındaki raporları önemsemeyerek, "Şu anda Çin'de piyasaya sürmek için hiçbir planımız yok.” dedi. Bu teknik açıdan doğru olabilir— Google’ın şu an bu ürünü piyasaya sürme planı olmayabilir—fakat bütün bunlar, The Intercept sitesinin yayınladığı bir dizi raporda ortaya çıktığı üzere, projenin gerçekliğini yansıtıyor gibi görünmüyor. Dragonfly hakkındaki tartışmanın merkezinde arama motorunun kullanıcıların telefon numaralarını, sorgulama konularına bağlaması ve ifade özgürlüğünü, insan hakları, demokrasi, din ve Çin hükümeti tarafından sakıncalı görülen diğer konulara yer veren siteleri engellemesi iddiaları vardı. Yine The Intercept’in iddiasına göre kullanıcılar aradıkları bilgi sansürlendiğinde ya da verileri depolandığında bu durumdan haberdar olamayacaklardı. Ancak aynı IBM’in Deep Blue projesini aniden sonlandırdığı gibi, Google ında Dragonfly projesini haberde sunulan sızıntılara bağlı olarak rafa kaldırdığı iddia ediliyor.


 
Pichai ifadesinde sürekli şirketi politik önyargılardan uzak ve standartlarına bağlı kalıp ürünlerinin güvenilirliğini garanti altına alarak yöneteceğinin ve farklı bakış açıları ve fikirlere yer veren platformalara açık olduklarının altını çizerek, kendisi gibi mültecilerin ülkenin kendilerine sunduğu özgürlük ve olanaklara minnettar olduğundan dem vuruyordu. Ancak kongrede sorulan hiçbir soruya doğrudan cevap vermediği gibi, son derece profesyonelce hazırlanmış bir ifadeyi okuduğu anlaşılıyordu. ( Pichai’nin ifadesinin tamamını https://www.youtube.com/watch?v=8qS7eyUo_uk linkinden dinleyebilirsiniz.) Ve her nasılsa, projelerin varlığını veya iddiaların doğruluğunu tam olarak inkar etmiyordu.

Şirket bugün 1 milyar kullanıcıya ulaşmış yedi ürüne sahip: Google Haritalar, YouTube, Chrome, Gmail, Search ve Google Play. Bütün bunların aylık 2 milyar aktif android kullanıcısı için ne ifade ettiğini söylemek şimdilik güç. En sevdiğimiz uygulamalar tarafından ihanete uğrayıp uğramadığımızı zaman gösterecek… 


Kaynaklar

https://www.cnbc.com/2018/12/11/google-ceo-sundar-pichai-testifies-before-congress-on-bias-privacy.html

https://www.businessinsider.de/google-ceo-sundar-pichai-testifies-before-congress-2018-12?r=US&IR=T#/#1340-aaaaaaand-its-over-1

https://en.wikipedia.org/wiki/Dragonfly_(search_engine)

https://theconversation.com/twenty-years-on-from-deep-blue-vs-kasparov-how-a-chess-match-started-the-big-data-revolution-76882

Yazar: Zeynep Şenel Gencer






Yorumlar

Popüler Yayınlar